“Ama her şey tek renk… Biliyor musunuz dostum, heykeltıraşlar aslında ressamdırlar; renk duygusu olmayan dahi ressamlar hem de…”
“İnsan bazen gözleriyle değil, hayal gücüye görmeyi denemelidir…”
“Gülmek bütün insanlık ideallerinin varmak istediği son noktadır…”
“Mutluluk dediğimiz bir aldanıştır; yine de sürekli olmasını dileriz bu aldanışın…”
“Benim bildiğim, iyi yazarlar toprağa değil, ansiklopedilere gömülmek isterler…”
“Kim size mutlu olduğunu söylüyorsa ona kuşku ile bakın çünkü bilinç mutluluğu ancak sona erdiğinde algılar…”
“Eğer az önce gördüğümüz bayanın en önemli özelliği dediğiniz gibi çekicilikse, cevabım hayır, güzel değil olacak. Çünkü güzel değil, güzelce kadınlardır çekici olanlar. Gerçek güzellik, kendini ortaya koymaz, keşfedilmeyi bekler: Tıpkı bir hazine gibi.”
“Bana sorarsanız, evlilik kadınlar için icat edildi derim. Çünkü kadınlar güç ve para peşindedirler. Ama elde etmek zahmet ve zaman gerektirdiğinden, bir taşla iki kuş vurup, bunlara sahip olan erkekleri elde etmeyi yeğlerler. Evlilik işte bu gereklilikten doğar.”
“Evlilik, son tahlilde yasalarla güvence altına alınmış sıkıcılıktır.”
“Ama bilgelikte yalnızlıktan doğar ve insan en çok, uzun, çileli yolculuklarda yalnızdır…”
“Sadece Tanrı için geçmiş ve gelecek önemsizdir, Bay Galip. Neden mi? Çünkü Tanrı zamansız bir evrende sürdürür hükmedici varlığını. Ama bizimki gibi sonlu yaşamlar için geçmiş bir zorunluluktur…”
Mehmet Eroğlu – Belleğin Kış Uykusu romanından altını çizdiklerim…
0 Responses to “Belleğin Kış Uykusu”
Yorum Gönder